İçeriğe geç →

MASALLAR DİYARI

Konfabulasyon (confabulation ) sözcüğü Latince kökenlidir ve fabulari sözcüğünden türemiştir. Anlamı sohbet etmek, havadan sudan konuşmaktır. Türkçemize masallama olarak geçmiştir. La Fontaine’den Fabllar var ya hani, hatırladınız mı o işte.La Fontaine’nin masalları yani.


Psikiyatriye girişi 1889’a rastlar. Rus nöropsikiyatrist Sergei Korsakoff yoğun alkolden dolayı hafıza kaybı yaşayan hastaların çok enterasan şeyler anlattığına şahit oldu. Hastalar bildiğiniz bol keseden sallıyorlardı ! Bu duruma konfabulasyon yani masallama dedi.İlerleyen zamanlarda bu durumun başka nedenlerden de ortaya çıktığı anlaşıldı. Alzheimer, kafa travması, beyin timörü, enfeksiyon ve anterior kommünikan arter yırtılması gibi nedenlerde hafızamızı olumsuz etkilemekte ve masallamaya neden olmaktadır

Birkaç örnek konuyu daha iyi anlatır:

25 yaşında polis memuru trafik kazası sonucu 4 gün yoğun bakımda kalıyor ve uyandığında gizli servisten olduğunu CIA  ile operasyonda iken kaza geçirdiğini analtıyor.

61 yaşındaki hastanın 4 çocuğu var ( yaşları 27,31,32 ve 34) ama 4 aydır evli olduğunu söylüyor. Eeee bu çocuklar neyin nesi denince de ‘’evlatlık almışımdır her halde ‘’ diyor!

Tabi örneklerin hepsi bu kadar uçuk değil.

Hasta sigortacı ve sürekli acil bir toplantısı olduğunu söyleyip hastaneden çıkmak istiyor ( öyle bir toplantısı yok).                                                                                                      

Allahtan çoğu kez uzun sürmüyor bu sorun ve hastalar kendilerini toparlıyor.

Buraya kadar anlattıklarımın hepsi izahı olan şeylerdi. Şimdi geliyor bomba. Tanıştırayım 1459 da yapılmış bir dünya haritası ve sıkı durun çoğu yerler uydurulmuş!

Bunu çizenin beyin timörü vardır belki diyebilirsiniz ama iş öyle değil. Daha o zamanlar keşfedilmemiş yerler bile resmediliyor boş yer bırakılmıyordu. 1525 yılına kadar da bu böyle sürdü ta ki Salviati Dünya Haritası çizilene kadar.

Hasta insanlar hayatlarıyla ilgili masallar uydururken en fazla bir kişiyi yani kendilerini etkiliyorlardı. Yaa arkadaş kıta/ada uydurmak nedir? Şuraya da bir ada ne güzel gider deyip harita mı çizilir! İronik ama öyle.

İnsan doğası boşluk kaldırmıyor. En basitinden Salviati’nin boş haritası öyle bir merakı kamçıladı ki insanlar o boşlukları doldurmak için yüzlerce yıldır keşifler için efor harcadı.Yani bilinmezlik merakı tetikler, konforu kaçırır. Dolduramadığımız her şeyin cevabını vermek zorunda hissederiz kendimizi.

Her zaman boşluklarımız, bilinmeyenimiz olacaktır. Önemli olan bu boşlukları çok fantastik bir şekilde doldurmamak, elden geldiğince gerçeğe bağlı kalmaktır.

Gerçeğe yakın nice güzel masallarınız olsun.

Kategori: Genel

Yorumlar

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir